2. Su ve Atık Su Sektöründe Yerli Ürün Çalıştayı İstanbul’da Düzenlendi

İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından 2. Su ve Atık Su Sektöründe Yerli Ürün Çalıştayı gerçekleştirildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından 2. Su ve Atık Su Sektöründe Yerli Ürün Çalıştayı gerçekleştirildi. MÜSİAD, İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Sanayi Odası’na üye firmaların katılımıyla, düzenlenen programa; İSKİ Genel Müdürü Fatih Turan, MÜSİAD Genel Başkan Vekili Dr.Ali Gür, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, İTO Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mevlüt Uysal, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü katıldı.

Dışa Bağımlılığımızı Ortadan Kaldırmalıyız

Programda konuşan Genel Başkan Vekili Gür, inovasyona ağırlık veren ve fark oluşturan ülkelerin ileride söz sahibi olabileceğini belirtti. Türkiye olarak bu durumun farkında olduklarını ifade eden Gür, “Türkiye, bu anahtarın da, ona nasıl ulaşacağının da farkına vararak, gelecek planlarını bunun üzerine kurguluyor. Yani artık, “Güçlü Türkiye” sözünün bir kavram olmaktan çıkıp gerçek olması için önümüzde hiçbir engel yok. Biz zaten güçlü ve bu gücünün farkında olan bir ülkeyiz. Biz, Türkiye’nin potansiyelini iyi biliyoruz. 11 bin üyesiyle güçlü bir sermaye platformu konumundaki MÜSİAD, dünyanın en yaygın ve en etkin STK’sı olarak, barındırdığı gücü, Türkiye’nin potansiyelini ortaya koymak için kullanıyor. Gelecekte söz sahibi olmak noktasındaki rekabetin son derece sertleştiği bir çağda yaşıyoruz. Dolayısıyla adımlarımızı kararlı, emin, ama hızlı atmalıyız. Bu da tabii öncelikle kendine yeten bir ülke olmaktan ve hem kendi geliştirdiğiniz, hem de ürettiğiniz ürünleri dünyaya satabilmekten geçiyor. Bu çalıştayın da ana temasını oluşturan “yerli ürün” konusu, bu noktada büyük önem taşıyor. Biz, altyapı çalışmalarında, sadece kendi ülkemizde değil, başarılı müteahhitlerimiz sayesinde farklı ülkelerde de önemli bir noktadayız. Fakat “yerli ve yenilikçi ürün” konusuna daha da ağırlık vermeli, bu konuda dışa bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırmalıyız.” dedi.

Yazılımlar Yerli ve Milli Olmalı

İthal ürün sempatisinin sonlandırılması gerektiğini vurgulayan Gür, “Türkiye’nin en kalabalık nüfusa sahip şehri olan İstanbul’un “yerlileşme” konusuna öncülük etmesi gerektiğini düşünüyoruz. 6 milyonu aşkın su abonesi bulunan şehirde, günlük 2 milyon metreküp temiz su üretiliyor ve yine günde 4 milyon metreküp su ise arıtılıyor. Bu süreçlerde kullanılan ekipmanların tamamının yerli ürün ve teknolojiler olması halinde elde edilecek sürdürülebilir bir tasarruf sağlanacaktır. Yerli ürünlerin geliştirilmesi ve desteklenmesi, tabii yalnız altyapı ürünlerini kapsamamalı. Bu çalıştayımızdaki oturumlarda da değinilecektir muhakkak; kurumların ve şirketlerin yazılım alanında da “yerli ve milli” olması son derece önemli. Çünkü yazılım dediğimiz konu tamamen şirketlerin, kurumların ve bireylerin mahremiyetini barındırıyor. Bu noktada yaşanacak herhangi bir olumsuz durumda, örneğin siber saldırılarda, yerli ürün ve hizmetler, bu mahremiyeti koruyabilmek, veri güvenliğini sağlayabilmek bakımından hayati önemde. Diğer yandan tabii Türkiye’deki firmaların bu alanda geliştirdiği ürünlerin yüksek rekabetçiliği de bir tercih sebebi olmalı.” diye konuştu.

Yenilenebilir Enerji Vurgusu

Yenilenebilir enerji çalışmaları hakkında da konuşan Gür, “Dünyada, enerji üretiminde artık “yenilenebilir enerji” öne çıkıyor. Bu alanda şirketler, verimi artırmaya yönelik projeler geliştirirken diğer yandan da enerji üretim süreçlerinde kullanılan teknolojileri bir adım öteye taşımak için çabalıyor. Çünkü gelecek burada. Yenilenebilir enerji kaynakları ve bu kaynakların doğru kullanımı, ülkelerin gelecekte ellerini güçlendirecek yegâne konuların başında geliyor.

Bizim de Türkiye olarak, enerjideki bu yön değişimini doğru okumamız ve bu alanda planlarımızı önceden yapmamız gerekiyor. Hükümetimizin attığı değerli adımlarla “yenilenebilir enerji” konusunda özellikle son yıllarda önemli aşamalar kaydettiğimizi görüyoruz. Özel sektör olarak bizler de devletimizin attığı adımları desteklemeli ve gerektiğinde birlikte hareket ederek, artık bir “milli dava” olan enerji konusunda ülkemizi geleceğe hazırlamalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

İthal Sanayi Ürünlerini Yerlileştirmeyi Hedefliyoruz

Çalıştaya katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Bakan Özlü yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ'nin yerli ürünler konusunda gösterdiği hassasiyete teşekkürlerini iletti.

Özlü, İSKİ'nin ortaya koyduğu bu uygulamayla, hem kendilerini cesaretlendirdiğini hem de tüm kurumlara örnek olduğunu ifade ederek, "Yerlileştirme konusunda önemli adımlar attık ve atıyoruz. Bu yılın başında Yerlileştirme Yürütme Kurulunu kurduk. Bu, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcımızın başkanlığında 5 bakandan oluşan bir kurul. Burada biz ithal sanayi ürünlerini yerlileştirmeyi hedefliyoruz. Yani sanayimizin potansiyelini harekete geçirmeyi hedefliyoruz. İlk aşamada 43 ürün grubunda 19,6 milyar dolarlık bir liste ortaya koyduk. Bu listedeki ürünleri kalem kalem, ürün bazlı tek tek yerlileştirmek için çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Ürün Bazlı Çalışıyoruz

Yerlileştirme konusunun uzun yıllardır hem hükümetin hem de ilgili bakanların gündeminde olan bir konu olduğuna işaret eden Bakan Özlü, "Bugüne kadar çok olumlu sonuçlar alamamamızın sebebi kalem kalem, ürün bazlı çalışamazsak bundan sonuç alamıyoruz. Teşvik belgeleriyle, genelgelerle bundan sonuç alamıyoruz. Şu anda yürüttüğümüz çalışma kalem, ürün bazlı çalışmadır. İnşallah bunun sonuçlarını yakında göreceğiz." diye konuştu.

İlk Uygulamalar Sağlık Alanında

Özlü, İSKİ'nin bu faaliyetinin çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, "Kullanıcı kurumlar tarafı buna sahip çıkmazsa sanayi tarafı zayıf kalır. Satın alacak kurumlar buna sahip çıkarsa bu iş olur. Diğer türlü sanayici üretti, peki kim alacak, kim kullanacak? İSKİ'nin bu faaliyetini çok önemsiyorum." dedi.

Yurt dışından bir ürün tedarik ediliyorsa bunun mutlaka Türkiye'de üretilmesini öngören Sanayi İş Birliği Programlarının uygulama esaslarını yayımladıklarını anımsatan Özlü, burada ilk uygulamaları sağlıkta yaptıklarını, görüntüleme cihazlarında 5 cihazın yurt içinde üretimini öngören ilk çalışmaya başladıklarını belirtti.

Özlü, bugün Turkcell'in Teknoloji Zirvesine katıldığını anımsatarak, "GSM operatörlerinin Türkiye'ye 2029 yılına kadar yaklaşık 16 milyar liralık yatırım yapma, ürün tedarik etme taahhütleri var. Bu yatırımların yüzde 45'inin yerli olması öngörülüyor sözleşmede. Yani yaklaşık 7 milyar liralık bir ürün grubunu Türk sanayisi yapacak. Bunu da görüştük. 7 milyar lira civarındaki bir ürün grubunun yerlileştirilmesi için mutabık kaldık. Bunun için de bu yerlileşmede görev alacak üretici şirketlerimize de 2018 yılı için bakanlığımız bütçesinden 253 milyon lira hibe yapacağız. Bir defaya mahsus olmak üzere bunun da kararını aldık." şeklinde konuştu.

Akkuyu’da Sadece İnşaat Yapan Taraf Olmayacağız

Umutsuz olmamak gerektiğini vurgulayan Bakan Özlü, Türkiye'nin bunu yapabileceğini söyledi.
Özlü, dün Akkuyu Nükleer Santrali'nin temelinin atıldığını anımsatarak, "Bunda da bakanlık olarak devreye girdik. Akkuyu Nükleer Santrali'nde kullanılacak olan 1,1 milyon ton çelik Türkiye'de üretilecek. Akkuyu Nükleer Santrali'nde sadece beton döken, inşaat işi yapan olmayacağız. Bakın yerli çelik üreticilerimiz 1,1 milyon ton çelik üretecek." dedi.

Kardemir'in tren rayları üretimi gerçekleştirdiğine dikkati çeken Özlü, "Bu da çok kolay olmadı. Başbakanımızın anektotlarında bunun hikayesi var. Bir zorlamayla oldu. Kendiliğinden olmadı. Çalışacağız, uğraşacağız. Ben bu faaliyeti çok önemsiyorum. İSKİ'yi kutluyorum." diye konuştu.


2018-04-05