MÜSİAD Ankara İftarı Başbakan Yıldırım’ın Katılımlarıyla Gerçekleşti

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Ankara Şube ev sahipliğinde ATO Congresium'da iftar programı düzenledi

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Ankara Şube ev sahipliğinde “Başkanlar Toplantısı” ve İftar programı düzenledi. ATO Congresium'da gerçekleştirilen İftar programına, Başbakan Binali Yıldırım, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, MÜSİAD Ankara Şube Başkanı İlhan Erdal, MÜSİAD Üyeleri ile iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı.

Programda konuşma gerçekleştiren Başbakan Binali Yıldırım, MÜSİAD'ın iş dünyası, sanayi ve reel sektörün önemli bir sivil toplum örgütü olduğunu dile getirdi. MÜSİAD'ın, vatandaşlara iş, aş, ekonomiye katma değer, ihracat ve üretime katkı sağladığını ve refahın gelişmesi, ülkenin kalkınması için çalışmalar yürüttüğünü belirten Yıldırım, bunun için MÜSİAD üyelerine teşekkür etti.
AK Parti iktidarları olarak 2002'de tek başına iktidara gelmelerine rağmen 15 yılda nelerle karşılaştıklarını, hangi badirelerden geçtiklerini hatırlatan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Ülkemizin Kalkınması Adına Çalışıyoruz”

" 16 Nisan halk oylamasına bizi götüren sebepler, milli iradeye karşı zaman zaman meydana gelen kalkışmalardır, vesayet meraklarıdır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde bunu gördük, daha sonra yargı darbe girişiminde, iktidar partisinin kapatılma davasında, Gezi olaylarında bunu gördük ve nihayet en beterini de 15 Temmuz alçak darbe girişiminde gördük. Hâlbuki iş başında güçlü bir iktidar var. Millet iradesinin neredeyse yüzde 50'sinin desteğini almış bir iktidar olmasına rağmen maalesef eski hastalıklar, alışkanlıklar hiç peşimizi bırakmadı. Bir yandan bu vesayet odaklarıyla mücadele ederken bir yandan da ülkemizin kalkınması, büyümesi, milletimizin arzu ettiği refahı yakalaması için de var gücümüzle çalışıyoruz. Bunların sonucunu da elhamdülillah gördük."

“Türkiye Bunu Hak Etmiyor”

Ekonomide hayata geçirilen projeleri anlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bütün bunlar yapıldı da merak ediyorsunuz 'Son günlerde kurdaki bu hareketlenme niye, bununla ilgili neler yapılıyor?' Her şeyden önce bütün vatandaşlarımın, ayrıca ekonomimizin lokomotifi durumundaki sizlerin de şunu bilmesini istiyorum; Türkiye serbest ekonomi uygulayan bir ülkedir, bu durumun değişmesi söz konusu değildir. Serbest piyasa ekonomisi her şart ve halde aynen devam edecektir. Bugünlerde bakıyoruz birtakım tezviratlar var. 'Sermayeye kontrol gelecek, kambiyo rejimi değişecek, sabit kura geçilecek.' Yani akla ziyan dedikodular, tezviratlar almış başını gidiyor. “Türkiye bunu hak etmiyor. Türkiye bunu hak edecek bir ülke değil. Hükümet iş başındadır, konularına hâkimdir. Mali politikalarda zerre kadar sapma yoktur. Mali disiplinden sapma söz konusu değildir.” diye konuştu.

“Yiğitlik, Çözüm İçin Elini Taşın Altına Koyabilmektir”

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Genel Başkan Abdurrahman Kaan, istikrar ve güven ortamına dikkat çekti. Kaan, “ Türkiye ilginç bir dönemden geçmekte. Kriz çığırtkanlığının marifet sayıldığı şu günlerde, ekonominin lokomotif gücü biz işverenlerin güçlenerek varlığını sürdürebilmesi ancak sürekli bir huzur ve istikrar iklimi ile mümkündür. Farklı vesilelerle defaten belirttiğim gibi kriz, somut bir olgudur ve hayatın her alanında olasıdır. Ama kriz gibi gösterilen de var. Bizler, yıllarca sözde varmış gibi lanse edilen manipülatif söylemlerin ve ayar vermelerin yükünü taşıdık, acısını çektik. Artık işin rengi değişti. Hayata nasıl bakarsanız hayat size farklı bir rengini gösterir. Siyah bakarsanız her yer siyahtır. Ancak Allah, her sorunun çözümünü sorunun kendisinde gizlemiştir. Doğru bakmayı bilen gözlerisin her şey apaçık ortadadır. Yiğitlik, sürekli sorunları göstermek değil, çözüm için elini taşın altına koyabilmektir.

Ölümü de bir, kalımı bir diyebilmektir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Faize Karşı Sermaye Stokları Birleştirilmeli”

Kaan faizle ilgili olarak; “MÜSİAD olarak geçen yılın sonbaharında bazı fikirler üzerinde çalışmaya başladık. Tüm çalışma, ülkemizin sermaye stoğuna katkımızı büyütmek ve GSMH içindeki verimliliğimizi artırmaya yönelikti. Bizler paranın durduğu yerde değerlenerek biriktirdiği sermayeyi, yani faizin sözde gücünü reddeden insanlarız. Zira Rabbimizin zinhar yasakladığı ve Peygamber efendimizin veda hutbesinde dahi “ayaklarımın altındadır ”diyerek kesinkes kınadığı bir uygulamadır. Lakin, mevcut sistemde faiz baskısı ile büyüyen bir dış alem sermayesinin, ülkemizde kurduğu baskıya karşılık ayakta kalabilmenin yolları üzerinde çalışıyoruz. Sermaye stokunun, üretimde ve getiride birleşme kaidesinden hareket etmeyi uygun görüyoruz. Üreten kesimlerin birleşmesi ve sermaye stoklarının birleşmesi. Bu iki temel koldan yürüyoruz. KOBİ'leri geleceğe hazırlamak amacımız. Sadece ülkemizde mukim belli üretim bölgelerindeki küçük ticarethanelerin birleştirilerek daha etkin ve verimli büyük çaplı ortaklıklara everilmesini sağlamak niyetindeyiz.” şeklinde konuştu.

 


2018-05-24