22.10.2017

3. Global Satshow Fuarı, MÜSİAD'ın stratejik ortaklığında, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Uydu Operatörleri Birliği (ESOA) ev sahipliğinde ve Türksat'ın desteğiyle 9-10 Kasım'da İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlendi.

3. Global Satshow Fuarı, MÜSİAD'ın stratejik ortaklığında, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Uydu Operatörleri Birliği (ESOA) ev sahipliğinde ve Türksat'ın desteğiyle 9-10 Kasım'da İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlendi. Uydu sektöründeki yatırım planları ve sektörün geleceğinin ele alındığı fuarda, Türksat 5A ve 5B uydularının ihalesini kazanan Airbus ile Türksat AŞ arasında sözleşme imza töreni düzenlendi.

Uzay teknolojileri, yayıncılık, taşımacılık ve lojistik;  petrol ve gaz, uydu endüstrisi ve operatörleri, askeri savunma, telekomünikasyon ve IT/ICT sektörlerinin yer aldığı etkinliğe, 35'ten fazla ülkeden 5 bine yakın ziyaretçi katıldı.

Kendi Uydumuzla Haberleşme Sağlayacağız

Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan,Amacımız 2020 yılında kendi uydumuz olan 6A'yı tamamlamak ve yörüngedeki yerine ulaştırmak. 6A ile sayılı ülkeler arasına girecek Türkiye, bu anlamda pozitif ayrışmış olacak. Türkiye Uzay Ajansı'nın kurulmasıyla birlikte de çalışmaları ileri bir boyuta taşıyacağız. Uydu üretilmesi kadar fırlatılması da çok çok önemli. Kendi uydumuzla haberleşme sağlamış olacağız.” diye konuştu.

Gücümüzü Daim Kılmak İçin Uzayda Söz Sahibi Olmamız Lazım

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, 3.düzenlenen Global SatShow zirvesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda “gelecek uzayda” kavramının yaygın bir söylem haline geldiğini belirten Kaan, “Biz yeryüzünde işlerimizi yine bu dönüşüm çerçevesinde daha ileri taşımak için çalışıyoruz; fakat gücümüzü daim kılmak istiyorsak, uzayda söz sahibi olmamız lazım. Türkiye’ye baktığımızda, bugün insansız hava aracı üretebilen bir teknolojiye sahibiz. Daha ileri teknolojileri ise satın alıyoruz. Tabii çok uzak değil, bundan birkaç yıl öncesine kadar, ‘Türkiye insansız hava aracı üretecek’ dense, birçoğumuz inanmakta zorlanırdı. Bugün, tamamen kendi yetenekleriyle bu işi yapan firmalarımız var. İşte nasıl bu aşamaya geldiysek, daha ileri teknolojileri geliştirme noktasında da çalışmalarımızı güçlendirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Bugün Geldiğimiz Nokta Ciddi Bir Başarı Öyküsüdür

Günümüzde AR-GE yatırımlarının çok önemli bir noktaya geldiğini vurgulayan Kaan, “Gıdadan bilgi teknolojilerine, tarımdan sanayiye bütün sektörler, bütün firmalar bugün, gelecekte var olacakları yerleri inovasyona, Ar-Ge’ye yaptıkları yatırımlarla belirliyor. Türkiye’nin bugün geldiği nokta, ciddi bir başarı öyküsüdür. Birçok alanda, birbirinden farklı sektörler, önemli aşamalar kaydetti, firmalarımız büyük yatırımlara imza attı. Bunu, barındırdığı genç nüfusuyla, parlak beyinlerinden aldığı güçle ve güçlü Türkiye’ye inanan iktidarıyla başardı. Fakat bu başarıyı heybemize koyup yerimizde sayamayız, bu kadarı bize yetmez. Biz artık, dünyada söz sahibi olmayı hedefleyen bir ülkeyiz. 15 yıllık süreçte yapılanları, azmimizle, inancımızla katlayarak daha ileriye gitmeliyiz.” şeklinde konuştu.