02.05.2018

MÜSİAD Perakende Sektör Kurulu Başkanı Adil Temizlerler ile Perakende Sektör Meclisi Başkanı Ali Gökhan Er, AVM kira şartlarına ilişkin ortak basın açıklaması yaptı.

Açıklamada şu hususlara dikkat çekildi:

Alışveriş Merkezleri, Türkiye’nin vazgeçilmez bir gerçeği konumunda yer alıyor. Rekabetin oldukça acımasız gerçekleştiği günümüzde, dünyada ve Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelere de paralel olarak işletmelerin kâr marjlarının düştüğü herkesin malumu. Bu noktada bir işletmenin en önemli gider kalemini “kira” giderleri oluşturuyor. Bu hususta, Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ile görüş birliği içerisinde bulunuyoruz.

AVM’lerin hepsinde kira işlemleri döviz üzerinden gerçekleştiriliyor. Dövizdeki öngörülemeyen yüksek dalgalanmalar ise işletmelere büyük bir darbe vuruyor. Kira giderlerindeki artış, şirketlerin doğrudan kar marjlarına yansıyarak zarar etmelerine yol açıyor. Bu noktada AVM yatırımcıları, “ döviz üzerinden borçlu olduklarını, bu nedenle kiracılara yönelik herhangi bir yapılandırmada zarar edeceklerini” belirterek, döviz üzerinden kira alınmaması konusunda duyarsız kalıyor. Bu noktada, birçok sektörden işletmenin döviz üzerinden borçlu olduğunu ve Türk Lirası endeksli çalışmalarına rağmen, dövizdeki dalgalanmaları fiyatlarına dengeli yansıtarak ayakta kalmaya çalıştıklarını belirtmek isteriz. Tüm bunlara rağmen; AVM yatırımcıları, piyasa şartlarına göre makul bir düzenleme yapılması konusunda kayıtsız kalıyor.

Vergi ve İstihdamı Olumsuz Etkiliyor

Kira konusunda AVM’ler, indirim talebinde bulunan kiracısına karşı “ Sırada bekleyenler var”, “Prensip” gibi cümlelerle taleplerini geri çeviriyorlar. Akabinde mağaza aylarca boş kalıyor. Son aşamada AVM sahibi, kiracısının istediği indirimin çok altında kiralama yapmak zorunda kalıyor. Bu durum, vergi ve istihdam konusunda ülke ekonomisini olumsuz yönde etkiliyor.

AVM’lere Karşı Alternatif Aranıyor

AVM’lerin özellikle Anadolu’da geleneksel perakendeyi zarara uğrattığı herkesin malumu.  Başlangıçta özellikle istihdamın artmasına katkı sağlayan AVM’ler, şu anda işsizliğe yol açıyor. Türkiye’de ihtiyacın çok üstünde AVM yapıldı. Kötü yönetilen AVM’ler de bu durumu olumsuz hale getiren bir diğer etmen olarak nitelendirilebilir. Günümüzde birçok perakende firması, AVM’lere karşı alternatif arayışına girmeye başladı. AVM’lerde mağazalaşmaya durdurup, mevcut AVM’lerden çıkış yolunu arayan birçok firmayla karşı karşıyayız. Bu noktada caddede kiralama yapmak, hem kanunlar nezdinde hem de şartlar açısından daha rahat bir durum ortaya koyuyor.

Perakende sektörüne ilişkin çıkarılan son yasada, “…AVM’lerde %5 oranında yerel firmalara yer açılması…” konusu kanunlaştırılmasına rağmen, AVM’lerin çoğu bu yasayı dikkate almadı. Tüm Perakende ve Alışveriş Merkezleri Federasyonu’nun (TAMPF) verilerine göre, 2018 yılında Türkiye’nin perakende sektöründeki ciro hedefi 880 milyar dolar olarak ön görülüyor. Bunun, %67’si geleneksel perakende, %33’ü organize perakende olarak ayrılıyor.

Büyük Bir Potansiyel Var

Toplamda yaklaşık 3,5 milyon kayıtlı çalışan var. Bunun 850 bini organize perakendede çalışıyor. Yani organize olmayan, geleneksel perakendede, 2,65 milyon kişi istihdam ve 2,36 Trilyon TL (590 milyar dolar) ciro var. Bunların bir kısmı kendi bölgelerinde Organize perakende firmalarından çok daha başarılılar. Bu kadar büyük potansiyelin doğru değerlendirilmesi lazım. Başarılı firmaların kurumsal olabilmeleri ve organize perakendeyi öğrenebilmeleri için AVM’ler bir fırsat. Ama AVM yatırımcıları çoğu zaman doğru açıdan bakamadıkları için bu firmaları göz ardı ediyorlar.

Perakende  Zincirlerinin Sayısı Artırılmalı

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın döviz ve faizle ilgili görüşlerini sonuna kadar destekliyoruz. Bu vesile ile AVM’lerdeki dükkân kiraları konusunda, hükümetin yeni bir düzenlemesi yapması gerektiğinin elzem olduğunu düşünüyoruz.  Sektörün canlanması ve mevcut durumun düzeltilmesi adına, orta vadede “dövizle kiralama” yapılmasının kaldırılmasını öneriyoruz. Kısa vadede ise, döviz kurunun orantısız yükselmesine karşı belirli bir oranda sabitleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Dünyadaki sektör temsilcileri ile daha iyi rekabet edebilmek adına perakendedeki gücümüzü parlatmamız gerekiyor. Bunun için geleneksel perakendeye değer verilmesi gerekiyor. Tabi ki dünyayla rekabet edebilmemiz için kurumsal ve organize perakendemizin güçlü olması gerekiyor. Bunun da temelinde perakende zincirlerinin sayısının artması yatıyor. Bu sayının artması ise, kaliteli ürün ve hizmet veren firmaların önünün açılmasıyla mümkün olacaktır.

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur