30.12.2014

Müstakil Sanayici ve İş Adamaları Derneği (MÜSİAD) Danışmanlık ve Eğitim Sektör Kurulu ve Metal ve Maden Sektör Kurulu iş birliği ile MÜSİAD Genel Merkez’de “Ortaklık Kültüründe Bariyerler Ortadan Kalkıyor” konulu panel düzenlendi.

Panele konuşmacı olarak İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Murat Çemberci, MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sektör Kurulları ve İş Geliştirme Komisyonu Başkanı Alipınar Topdaş katıldı.

Panelde, MÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi Cevat Kır, Yunus Aksu, Metal ve Maden Sektör Kurulu üyesi Esat Akbülbül, İsmail Hakkı Öksüz, Levent Ergüne, Cihan Yumrukçal, Danışmanlık ve Eğitim Sektörü Başkan Yardımcısı Dr. Cemil Keskin, Sektör Kurulu üyesi Ömer Bataroğlu, Kasım Koç, Zafer Hakan Kurun, Sağlık Sektör Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Öngül ve farklı sektörlerdeki işadamları bir araya geldi.

Açılış ve selamlama konuşmalarını, Danışmanlık ve Eğitim Sektör Kurulu Başkanı Salim Çam, Metal ve Maden Sektör Kurulu Başkanı Fatih Mehmet Keçebir ve Sektör Kurulları ve İş Geliştirme Komisyonu Başkan Yardımcısı Cevat Kır’ın yapmasının ardından panel programı başlatıldı.

Başarılı ortaklıklar için fedakârlık şarttır

Ortaklık Kültüründe Bariyerler Ortadan Kalkıyor konulu panelde tecrübelerini paylaşan ve 1988 yılından beri altı ortakla çalıştıklarını ifade eden Alipınar Topdaş, “Ortaklıkların başarılı olması için fedakârlık şarttır. Ortakların, kendi aralarında adaletli ve samimi olması gerekir. Ortaklıklarda olması gereken en önemli şey ise, acil çıkış planı yapılmasıdır. Ortaklıklar kurulmadan önce nasıl çıkış yapılacağını da konuşmalı ve bunları bir kurala bağlamalıdır.” dedi.

Çemberli: Türkiye’deki işletmelerin % 95’e yakını aile işletmesidir

Panelde Türkiye’de aile şirketi olmak ve ortaklık kültürü hakkında sunum yapan Yrd. Doç. Dr. Murat Çemberli konuşmasında şunları dile getirdi, “İşletmeler açısından hayatta kalabilmenin en önemli konularından biri kurumsal olabilmektir. Dünyada Aile Şirketlerinin %80’i, 3. nesle geçmeden yok olmaktadır. Geriye kalan %20’lik orandaki şirketlerin %2’sinin aynı ailede kalıyor, %13’ü yabancı şirketlere satılıyor ve %5’i de kamuya devrediliyor. Bu dilimde sadece %2’lik kısım Aile Şirketi olarak devam ediyor ve 4. nesle geçiyor. Türkiye’de yerleşik firmaların %95’inin Aile Şirketi olduğunu düşünürsek, Aile Şirketlerinin kurumsal yönetim ilkelerine göre yönetilmeleri gerek kendi performansları gerekse de ülke ekonomisine katkıları açısından son derece önemlidir.”

Çemberli, “Türkiye’deki Aile İşletmelerinin yapısı bölgesel olarak farklı özellikler gösterse bile, uygulama alanında genel problemler yaşadığını görebiliyoruz. Aile İşletmelerindeki organizasyon yapısı, karar alma şekilleri, insan kaynağı yapılanması, yetki ve sorumluluk devri gibi konular Türkiye’deki yerleşik firmaların en önemli konuları arasında yer alır. Ayrıca, dünya ekonomisinde olduğu gibi Türkiye ekonomisinde de aile işletmelerinin gerek sayı, gerek istihdam gerekse katma değer açısından göz ardı edilemeyecek bir yeri ve önemi vardır.

Ekonomide faaliyet gösteren yaklaşık 1,9 milyon işletmenin % 99’una yakını, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) olup, kendi içlerinde ayrıldıklarında ise % 95’i mikro ölçekli, % 3’ü küçük ölçekli % 0,5’i orta ölçekli işletmelerden oluşmakta olup, büyük ölçekli işletme sayısı çok yüksek değildir. Diğer taraftan Türkiye’deki söz konusu işletmelerin % 95’e yakını ise aile işletmesi olup, Dünya ortalaması olan % 65– 80’in üzerindedir.

Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik göstergeler açısından önemleri ve sayılarının yüksekliğine rağmen, aile işletmelerinin ömürleri uzun olamamakta ve ikinci veya üçüncü nesle geçişleri çok mümkün olamamaktadır. Her 10 aile işletmesinden ancak 3’ü ikinci nesle devredilebilmektedir. Benzer durumun gelişmiş ülkelerde ise ikinci nesle geçişlerden ziyade üçüncü nesle aktarılmasında yaşandığını yapılan araştırmalar göstermektedir. ABD’de yapılan bir araştırmanın sonuçları, birinci kuşakta son bulan aile işletmesi sayısının % 80, ikinci kuşağa ulaşanların oranının % 16, üçüncü kuşağa ulaşanların oranının % 4 olduğunu göstermektedir.” dedi.

Panelistlere kendileri adına MÜSİAD ormanında dikilen fidanların sertifikalarının takdim edilmesiyle program sona erdi.